İzmir Miras Avukatı | Avukat Yasin Baykal

Miras paylaşımı, muris muvazaası, tenkis, vasiyetname ve mirasın reddi birbirinden farklı başvuru koşullarına sahiptir. Avukat Yasin Baykal tarafından hazırlanan bu rehber; İzmir’de miras işlemlerinde hangi hukuki yolun değerlendirileceğini, gerekli belgeleri, görevli mahkemeyi ve süreleri açıklar.

Yazar: Avukat Yasin Baykal · Son içerik güncellemesi: 24 Eylül 2026.

İlk değerlendirmede mirasçılar, malvarlığı ve borçlar, miras bırakanın yaptığı devirler, mevcut belgeler ve başvuru süreleri birlikte ele alınır. Mirasçılık belgesi, paylaşım, muris muvazaası, tenkis, vasiyetname, mirasın reddi ve tereke işlemleri birbirinden farklı koşullara tabidir.

İzmir miras avukatı hangi konularda hukuki destek sağlar?

  • Mirasçılık ve intikal: mirasçılık belgesi, tereke kayıtlarının incelenmesi, tapu ve banka işlemlerinin değerlendirilmesi.
  • Paylaşım ve ortaklığın giderilmesi: anlaşma seçenekleri, paylaşma sözleşmesi, dava şartı arabuluculuk ve dava süreci.
  • Mirastan mal kaçırma ve saklı pay: muris muvazaası, tenkis, devir ve ödeme belgelerinin incelenmesi.
  • Vasiyetname ve tereke borçları: tasarrufun geçerliliği, mirasın reddi, resmî defter ve resmî tasfiye seçenekleri.

Bayraklı’daki büro ve İzmir’de miras başvuruları

Büro, İzmir’in Bayraklı ilçesindeki Mansuroğlu Mahallesi’ndedir. Güncel adres ve görüşme bilgileri iletişim sayfasında yer alır. Karşıyaka, Bornova, Konak ve diğer ilçelerden ya da farklı illerden başvurularda, kişinin bulunduğu yer ile davanın açılacağı yer ayrı değerlendirilir.

Görüşmenin Bayraklı’da yapılması, davanın mutlaka İzmir’de açılacağı anlamına gelmez. Miras bırakanın son yerleşim yeri, taşınmazın bulunduğu yer ve talebin niteliği birlikte değerlendirilir. Örneğin, miras bırakanın son yerleşim yeri Manisa, taşınmazı İzmir’deyse; tenkis ile taşınmazın aynına ilişkin tapu iptali taleplerinde yetki incelemesi aynı esaslarla yapılmayabilir. Ayrıntılar görevli ve yetkili mahkeme bölümündedir.

Adliyeye gitmeden önce ilgili mahkemenin hizmet binası ve iletişim bilgileri İzmir Adliyesinin resmî sitesinden kontrol edilebilir. Başvuru yerinin belirlenmesinde yalnızca kişinin oturduğu ilçe veya büroya yakınlık esas alınmaz.

İlk görüşmeye hangi belgelerle gelinmeli?

İlk görüşme için elinizdeki belgeleri konu başlıklarına göre ayırmanız yararlıdır. Henüz alınmamış bir belgenin bulunmaması, sürelerin değerlendirilmesini erteleme gerekçesi olmamalıdır.

  • Mirasçılık ve tarihler: varsa mirasçılık belgesi, ölüm tarihi, son yerleşim yeri ve olayların kısa kronolojisi.
  • Malvarlığı ve borçlar: mevcut tapu bilgileri, banka kayıtları, kredi ve icra belgeleri, bilinen alacaklar.
  • Tartışılan işlem: varsa vasiyetname, devir sözleşmeleri, ödeme kayıtları ve uyuşmazlığa ilişkin yazışmalar.
  • Devam eden süreç: dava dilekçeleri, mahkeme kararları ve tebliğ tarihleriyle birlikte tebligatlar.

Miras dosyasında avukatlık ücreti ve yargılama giderleri

İzmir miras avukatı ücreti araştırılırken danışmanlık, belgeye ilişkin başvuru ve dava takibinin farklı işler olduğu dikkate alınmalıdır. Üstlenilecek işin kapsamı; uyuşmazlığın türü, dosyaların sayısı ve yapılacak işlemler değerlendirilerek açıklanır. Dosya incelenmeden herkese uygulanabilecek tek bir toplam bedel verilmesi uygun değildir.

Avukatlık ücreti ile mahkeme harcı, gider avansı, tebligat, bilirkişi, keşif ve satış giderleri farklı kalemlerdir. Görüşmede hangi işlemlerin ücret kapsamında olduğu, hangi masrafların ayrıca karşılanacağı ve olası dava aşamaları netleştirilmelidir. Ücret ve masraf bilgisi, dosyanın sonucuna ilişkin bir taahhüt anlamına gelmez.

Örneğin, satış gibi gösterilen bir taşınmaz devri ile geçerli bir bağışın saklı payı ihlal etmesi aynı hukuki sorunu doğurmaz. Aşağıdaki karşılaştırma tablosu, uyuşmazlığın türüne göre ilk değerlendirme yolunu gösterir; uygun talep, belgeler incelendikten sonra belirlenir.

Miras dosyasında ilk değerlendirme akışı
  1. 1. Mirasçılık
    Mirasçılar ve paylar
  2. 2. Tereke
    Malvarlığı ve borçlar
  3. 3. Süreler
    Öğrenme ve bildirim tarihleri
  4. 4. Hukuki yol
    Başvuru, anlaşma veya dava

Süreler diğer incelemeler beklenmeden kontrol edilir. Akış, her dosyada aynı sırayla tamamlanması gereken zorunlu bir işlem listesi değildir.

Miras Hukuku Nedir?

Miras hukuku; bir kişinin ölümü üzerine malvarlığı değerlerinin, haklarının ve borçlarının kimlere ve hangi şartlarla geçeceğini düzenleyen özel hukuk alanıdır.

Türk Medeni Kanunu’nun temel sistemine göre miras, miras bırakanın ölümüyle birlikte açılır. Mirasçılar, kanunda belirtilen istisnalar saklı kalmak üzere, terekeye dahil hakları ve borçları bir bütün olarak kazanırlar.

Bu nedenle miras yalnızca taşınmaz, banka hesabı veya para anlamına gelmez. Miras bırakanın borçları, alacakları, sözleşmesel ilişkileri ve devredilebilir diğer malvarlığı hakları da terekenin değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.

Özellikle terekenin borçlu olması hâlinde yalnız malvarlığını araştırmak yeterli değildir. Mirasçıların tereke borçlarından üçüncü kişilere karşı kişisel ve müteselsil sorumluluğu gündeme gelebileceğinden, mirasın reddi ve terekenin mali durumunun zamanında değerlendirilmesi önem taşır. Dayanak: TMK m. 575, 599 ve 641.

İzmir’de Bir Miras Uyuşmazlığında Önce Hangi Hukuki Yol Belirlenmelidir?

Miras uyuşmazlıklarında aynı olay birden fazla dava türünü çağrıştırabilir. Ancak hukuki sebebin doğru belirlenmemesi görev, yetki, süre ve ispat bakımından hak kaybına yol açabilir.

Karşılaşılan sorunİlk değerlendirilmesi gereken hukuki yol
Miras bırakan taşınmazını bir mirasçıya satış göstermiş ancak gerçekte bağışlamış olabilirMuris muvazaası
Miras bırakanın yaptığı kazandırmalar saklı payımı ihlal ediyorTenkis davası
Vasiyetnamenin düzenlendiği sırada ehliyet veya irade sorunu vardıVasiyetnamenin iptali
Vasiyetname geçerli ancak saklı payımı azaltıyorTenkis
Mirasçılar malları paylaşamıyorMiras paylaşımı / ortaklığın giderilmesi
Miras kalan taşınmazın satılmasını istiyorumOrtaklığın giderilmesi
Miras bırakanın borçları malvarlığından fazla olabilirMirasın reddi / terekenin borca batıklığı
Kimlerin mirasçı olduğu veya pay oranı belirlenemiyorMirasçılık belgesi ve gerektiğinde ilgili tespit işlemleri
Bankadaki para veya diğer malvarlığı değerlerine ulaşılamıyorTereke araştırması ve intikal işlemleri

Bu ayrım özellikle muris muvazaası ile tenkis davalarında önemlidir. Her iki dava da mirasçının ekonomik hakkını koruyabilir; ancak hukuki dayanakları ve uygulanma koşulları aynı değildir.

Miras davasında hangi deliller önemlidir?

İzmir’de açılan bir miras davasında da deliller, ileri sürülen olaylarla bağlantılı olmalıdır. Belgeleri yalnızca toplamak yeterli değildir; her belgenin neyi gösterdiği açıklanmalıdır. Örneğin bir banka kaydı, bedelin ödendiği iddiasını; bir sağlık kaydı, işlem tarihindeki ehliyet tartışmasını aydınlatabilir.

Uyuşmazlıkİncelenebilecek belgelerAçıklığa kavuşturulacak konu
Taşınmazın satış gösterilerek devriTapu işlem dosyası, ödeme kayıtları, devir tarihine ilişkin değer bilgileriİşlemin gerçek niteliği ve bedel iddiası
Saklı payın ihlaliMirasçılık belgesi, malvarlığı ve borç kayıtları, kazandırma belgeleriPay hesabının hangi değerlere dayandığı
Vasiyetnamenin geçerliliğiVasiyetname ve açılma dosyası, düzenleme tarihine ilişkin kayıtlarİleri sürülen iptal sebebinin somut dayanağı
Terekenin borçlu olmasıÖlüm tarihine ilişkin banka, kredi, icra ve malvarlığı kayıtlarıBorçların ve mevcut varlığın kapsamı

Tanık gösterilecekse kişinin hangi olayı doğrudan bildiği belirtilmelidir. Elde bulunmayan kayıtların hangi kurumdan isteneceği açıklanabilir. Hukuka aykırı elde edilmiş deliller kullanılamaz. Dayanak: HMK m. 189–195.

Delil listesi, tek başına davanın kabul edileceğini göstermez. Belgelerin tarihleri, tarafların açıklamaları ve karşı deliller birlikte değerlendirilir. Bir aile içi devirde yalnızca yakınlık ilişkisine veya tapudaki düşük bedele bakarak kesin sonuca varılmamalıdır.

Yasal Mirasçılar Kimlerdir?

Türk Medeni Kanunu yasal mirasçılığı zümre sistemine göre düzenlemiştir. Birinci zümrede miras bırakanın altsoyu, yani çocukları ve onların altsoyu bulunur. Altsoy yoksa ikinci zümrede anne, baba ve onların altsoyu; bunların da bulunmaması hâlinde üçüncü zümrede büyükanne, büyükbaba ve onların altsoyu gündeme gelir.

Sağ kalan eşin miras payı, birlikte mirasçı olduğu kişilere göre değişir:

  • Altsoy ile birlikte mirasçı olduğunda mirasın dörtte birini alır.
  • Miras bırakanın ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olduğunda mirasın yarısını alır.
  • Büyükanne ve büyükbabalar veya onların çocuklarıyla birlikte mirasçı olduğunda mirasın dörtte üçünü alır; bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır.

Sağ kalan eş bulunduğunda üçüncü zümrede mirasçılığın büyükanne ve büyükbabaların çocuklarıyla sınırlı olması önemlidir; kuzenler eşle birlikte mirasçı olmaz. Dayanak: TMK m. 495–500.

Miras paylarının belirlenmesinde yalnız nüfus kayıtlarına bakılması bazı dosyalarda yeterli olmayabilir. Önceden gerçekleşmiş ölümler, evlatlık ilişkisi, yabancı ülke vatandaşlığı, soybağı uyuşmazlıkları veya ölüme bağlı tasarruflar pay hesabının ayrıca incelenmesini gerektirebilir.

İlgili rehberler: Mirasçı Olma Şartları Nelerdir? ve Miras Hukukunda Yasal Mirasçılık.

Mirasçılık Belgesi – Veraset İlamı Nasıl Alınır?

Mirasçılık belgesi, mirasçıların kimler olduğunu ve miras paylarını gösteren belgedir. Türk Medeni Kanunu m. 598 kapsamında sulh hukuk mahkemesinden veya kanundaki şartların bulunması hâlinde noterlikten alınabilir.

Mirasçılık belgesi çoğu miras işleminin başlangıç noktasıdır. Tapu intikali, banka hesapları, bazı vergi işlemleri ve terekeye ilişkin çeşitli başvurularda mirasçı sıfatının ispatlanması gerekir. Yasal mirasçılardan birinin başvurması yeterli olabilir; bütün mirasçıların birlikte başvurması her durumda zorunlu değildir.

Ancak mirasçılık belgesi mutlak ve değiştirilemez bir hüküm oluşturmaz. Belgenin hatalı olduğu düşünülüyorsa iptali veya düzeltilmesi hukuken gündeme gelebilir. Yabancılık unsuru bulunan, nüfus kayıtlarının yeterli olmadığı veya soybağının ayrıca değerlendirilmesi gereken dosyalarda süreç daha ayrıntılı olabilir.

İlgili rehber: Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) Nedir?.

Muris Muvazaası Nedir?

Muris muvazaası, uygulamada “mirastan mal kaçırma” olarak da ifade edilen ve özellikle taşınmaz devirlerinde sık karşılaşılan bir uyuşmazlık türüdür.

Tipik olayda miras bırakan, gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi farklı bir işlem olarak gösterebilir. Ancak her satış veya aile içi devir muris muvazaası anlamına gelmez. Uyuşmazlığın çözümünde miras bırakanın gerçek iradesi ve mirasçılardan mal kaçırma amacı somut olayın delilleriyle değerlendirilir.

Mahkemeler; satış bedeli ile gerçek değer arasındaki farkı, miras bırakanın satış ihtiyacını, ekonomik durumunu, alıcının ödeme gücünü, aile ilişkilerini, taşınmazın kullanım biçimini ve devrin yapıldığı dönemdeki koşulları birlikte değerlendirebilir.

“Babam evi kardeşime sattı, dava kesin kazanılır.” veya “Tapuda satış yazdığı için dava açılamaz.” şeklindeki iki yaklaşım da hukuken doğru değildir. Muris muvazaası davalarında delil değerlendirmesi belirleyici önem taşır.

Muris muvazaası davasında zamanaşımı var mı?

Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil istemlerinde, ayni hak ve işlemin geçersizliği temeline dayanan yapı nedeniyle kural olarak zamanaşımı veya hak düşürücü süre uygulanmaz.

Bununla birlikte taşınmazın sonradan üçüncü kişilere devredilmesi, tapu siciline güven ilkesi, özel kanun hükümleri ve ileri sürülen ek talepler somut dosyada ayrıca incelenmelidir. Yalnız “zamanaşımı yok” bilgisine dayanarak uzun süre işlem yapılmaması her dosyada güvenli değildir.

İlgili rehber: Muris Muvazaası ve Mirastan Mal Kaçırma.

Tenkis Davası Nedir?

Tenkis davası, miras bırakanın tasarruf özgürlüğünü aşarak saklı paylı mirasçıların kanunla korunan paylarını ihlal etmesi hâlinde gündeme gelir. Türk Medeni Kanunu m. 506 uyarınca saklı pay sahibi olabilecek kişiler altsoy, ana ve baba ile sağ kalan eştir. Bütün üstsoy saklı pay sahibi değildir.

Tenkis davasında amaç, yapılan işlemin tamamını her durumda geçersiz hâle getirmek değildir. Amaç, saklı payı ihlal eden tasarrufların kanunun öngördüğü ölçüde azaltılmasıdır. Bu nedenle önce şu unsurlar hesaplanmalıdır:

  • Terekenin aktif ve pasifleri.
  • Miras bırakanın yaptığı ve hesapta dikkate alınacak kazandırmalar.
  • Tasarruf edilebilir kısım.
  • Davacının yasal miras payı ve saklı payı.

Bu hesaplama yapılmadan yalnız tapu kayıtlarına bakılarak tenkis değerlendirmesi yapılması çoğu zaman eksik kalır. Dayanak: TMK m. 505–508, 560 ve devamı.

Muris muvazaası ile tenkis aynı dava mıdır?

Hayır. Muris muvazaasında temel iddia, işlemin gerçek iradeyi yansıtmadığı ve görünürdeki işlemin muvazaalı olduğudur. Tenkiste ise işlem hukuken geçerli olabilir; fakat miras bırakan tasarruf edebileceği kısmı aşarak saklı payı ihlal etmiş olabilir.

Somut olayın özelliklerine göre taleplerin terditli biçimde ileri sürülmesi veya farklı hukuki sebeplerin birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.

İlgili rehber: Miras Hukukunda Tenkis Davası.

Vasiyetname Varsa Miras Nasıl Paylaşılır?

Vasiyetnamenin bulunması, yasal mirasçılık sisteminin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Öncelikle vasiyetnamenin hukuken geçerli olup olmadığı, hangi malvarlığı değerlerini kapsadığı ve miras bırakanın tasarruf edilebilir sınırlar içinde kalıp kalmadığı belirlenmelidir.

Vasiyetname saklı payları ihlal ediyorsa tenkis; kuruluşunda kanunda belirtilen bir geçersizlik nedeni bulunuyorsa vasiyetnamenin iptali gündeme gelebilir.

Türk Medeni Kanunu m. 557 kapsamında iptale yol açabilecek temel nedenler arasında tasarruf ehliyetinin bulunmaması, hata, hile, korkutma veya zorlama gibi irade sakatlıkları, hukuka veya ahlaka aykırılık ve şekil eksiklikleri yer alır. Ancak bir vasiyetnamenin mirasçının hoşuna gitmemesi tek başına iptal nedeni değildir.

Vasiyetname ile bütün malvarlığı tek kişiye bırakılabilir mi?

Miras bırakan tasarruf edilebilir kısmı üzerinde kural olarak serbestçe tasarrufta bulunabilir. Ancak saklı paylı mirasçıların hakları mevcutsa bu hakların ihlal edilip edilmediği ayrıca değerlendirilmelidir. “Vasiyetname var, diğer mirasçılar hiçbir şey alamaz” şeklindeki bir kabul bu nedenle yanlış olabilir.

İlgili rehberler: Vasiyetname Varsa Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır? ve Vasiyetnamenin İptali Davası.

Mirasın Reddi Nasıl Yapılır?

Mirasın reddi, özellikle terekenin borçlu olabileceği durumlarda zaman bakımından en dikkatli değerlendirilmesi gereken miras işlemlerinden biridir. Türk Medeni Kanunu m. 606 uyarınca mirası ret süresi kural olarak üç aydır.

Yasal mirasçılar için süre kural olarak miras bırakanın ölümünü öğrendikleri tarihte başlar. Mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat etmeleri hâli saklıdır. Vasiyetname ile atanmış mirasçılarda süre, tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işler. Bu nedenle her dosyada doğrudan ölüm tarihinden hesap yapılmaz.

Ret beyanı, Türk Medeni Kanunu m. 609 uyarınca sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak yapılır ve kayıtsız, şartsız olmalıdır. “Mirasın borçları fazlaysa reddediyorum” şeklindeki şartlı bir beyan ret beyanının niteliğiyle bağdaşmaz.

Tereke mallarını kendine mal etme veya olağan yönetimi aşan bazı işlemler ret hakkını etkileyebilir. Borç araştırması sürerken malvarlığı üzerinde yapılacak işlemler bu yönden de değerlendirilmelidir.

Terekenin borca batık olması hâlinde ne olur?

Türk Medeni Kanunu m. 605/2 uyarınca ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır.

Ancak terekenin gerçekten bu kapsamda olup olmadığı konusunda uyuşmazlık çıkabildiğinden, yalnız varsayımla hareket edilmemesi gerekir. Banka borçları, vergi borçları, icra dosyaları, kefalet ilişkileri ve miras bırakanın şahsen sorumlu olabileceği şirket yükümlülükleri araştırılmalıdır.

İlgili rehber: Mirasın Reddi Nasıl Yapılır?.

Miras Bırakanın Borçlarından Mirasçılar Sorumlu Mudur?

Mirasın kazanılmasıyla yalnızca malvarlığı değerleri değil, terekeye ait borçlar da miras ilişkisi içinde değerlendirilir. Türk Medeni Kanunu m. 641 uyarınca mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludurlar. Mirasın kazanılması için ayrıca açık bir kabul beyanı verilmesi her durumda gerekmez.

“Mirasçı yalnız miras payı oranında alacaklıya karşı sorumludur” şeklindeki genel bir ifade bu nedenle doğru değildir. Üçüncü kişilere karşı dış ilişkide müteselsil sorumluluk ile mirasçıların kendi aralarındaki iç ilişki ve rücu hesabı birbirinden ayrılmalıdır.

Terekenin ciddi miktarda borç içerdiğinden şüpheleniliyorsa mirasın reddi, resmî defter veya mirasın resmî tasfiyesi gibi kanuni seçeneklerin süresinde değerlendirilmesi gerekebilir. Bu yolların koşulları ve borçlardan sorumluluk üzerindeki sonuçları farklıdır.

Miras Nasıl Paylaşılır?

Miras bırakanın ölümüyle birden fazla mirasçı varsa, paylaşmaya kadar tereke üzerinde miras ortaklığı oluşur. Mirasçıların tamamı anlaşabiliyorsa tereke mallarının hukuka uygun şekilde paylaşılması mümkündür. Türk Medeni Kanunu m. 676 uyarınca mirasçılar arasındaki paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır.

Ancak terekeye taşınmazlar, şirket payları, yabancı ülkedeki varlıklar veya özel işlem gerektiren diğer değerler dahilse yalnızca basit bir metin hazırlanması yeterli olmayabilir. Tapu ve ilgili sicil işlemleri ayrıca yerine getirilmelidir.

Paylaşma öncesinde şu sorular cevaplanmalıdır:

  • Terekenin tamamı ve borçları tespit edildi mi?
  • Miras bırakanın sağlığında yaptığı karşılıksız kazandırmalar var mı?
  • Denkleştirme gündeme geliyor mu?
  • Vasiyetname veya miras sözleşmesi var mı?
  • Saklı pay ihlali bulunuyor mu?
  • Taşınmazlar üzerinde ipotek, haciz veya başka takyidatlar mevcut mu?

Bu sorular cevaplanmadan yapılan paylaşmalar sonradan yeni uyuşmazlıklara yol açabilir.

İlgili rehberler: Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır? ve Mirasçının Mirası Paylaşmayı İsteme Hakkı.

Miras Payının Başka Birine Devri Mümkün Müdür?

Miras açıldıktan sonra miras payının devri mümkündür; ancak devrin kime yapıldığı şekil şartını değiştirir. Türk Medeni Kanunu m. 677 uyarınca mirasçılar arasında yapılacak açılmış miras payının devri sözleşmesi yazılı şekle tabidir. Mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı sözleşmenin ise noterlikçe düzenlenmesi gerekir.

Üçüncü kişiye yapılan devir, üçüncü kişiyi doğrudan miras ortaklığının üyesi hâline getirmez; paylaşma sonunda devreden mirasçıya düşecek payın devralana verilmesini isteme hakkı doğurur. Bu ayrım özellikle henüz intikal işlemleri tamamlanmamış taşınmazlarda önem taşır.

Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası Nedir?

Mirasçılar, özellikle taşınmazların paylaşımı konusunda anlaşamadıklarında ortaklığın giderilmesi davası gündeme gelebilir. Mahkeme malın aynen bölünmesinin mümkün olup olmadığını değerlendirir. Aynen paylaşımın mümkün olmadığı veya önemli değer kaybına yol açacağı durumlarda satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilebilir.

Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Son tutanak ve dava şartına ilişkin usul kuralları dikkate alınmalıdır.

2026’da miras kalan taşınmazların satışında ne değişti?

31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun, İcra ve İflâs Kanunu m. 114’te belirli miras taşınmazları için özel bir ilk artırma düzenlemiştir.

Bütün maliklerin taşınmazı miras yoluyla edinmiş olması ve mirasçılar dışında üçüncü kişi malik bulunmaması hâlinde, ortaklığın satış yoluyla giderilmesindeki ilk artırmaya yalnız malik mirasçılar katılır. Bu özel usul bir defa uygulanır.

İlk artırmada teklif; muhammen kıymetin yüzde yüzü ile kanunda belirtilen rüçhanlı alacaklar toplamından yüksek olan tutarı ve buna eklenecek paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini aşmalıdır. İkinci artırmada kıymetin yüzde ellisi esas alınır; rüçhanlı alacak ve gider koşulları yine dikkate alınır.

Geçiş kuralı: 31 Temmuz 2026’dan önce ilan edilmiş açık artırmalarda eski hükümler uygulanmaya devam eder. Dolayısıyla yalnız davanın açılma tarihine bakılarak yeni satış usulünün uygulanacağı söylenemez.

Resmî kaynak: 7589 sayılı Kanun, m. 1, geçici m. 1/1 ve m. 26 — TBMM.

Miras Kalan Bankadaki Para Nasıl Alınır?

Miras bırakanın banka hesaplarındaki para da terekeye dahildir. Mirasçılar genellikle öncelikle mirasçılık belgesini temin etmeli ve bankanın talep ettiği ölüm, veraset ve vergi işlemlerine ilişkin belgeleri tamamlamalıdır.

Her bankanın operasyonel belge listesi aynı olmayabilir. Birden fazla mirasçı bulunduğunda tek mirasçının diğer mirasçıların haklarını ortadan kaldıracak biçimde tüm parayı çekmesi kural olarak mümkün değildir.

Hesapta müşterek yetki, bloke, haciz, rehin, kredi borcu veya başka hukuki sınırlama bulunması durumunda süreç değişebilir. Yurt dışındaki banka hesapları bakımından ilgili ülkenin miras ve banka mevzuatı da ayrıca değerlendirilmelidir.

İlgili rehber: Miras Kalan Para Bankadan Nasıl Alınır?.

Tereke Malları Nasıl Araştırılır?

Miras uyuşmazlığında yalnız bilinen malvarlığının dikkate alınması çoğu zaman yeterli değildir. Özellikle çekişmeli dosyalarda tapu kayıtları, banka hesapları, şirket ortaklıkları, araçlar, alacaklar ve miras bırakanın sağlığında yaptığı devirler araştırılabilir.

Muris muvazaası veya tenkis iddiası söz konusuysa yalnız ölüm tarihinde murisin üzerinde bulunan malların değil, ölümden önce gerçekleştirilen bazı devirlerin de hukuki niteliği önem kazanabilir. Bu nedenle dava açmadan önce mümkün olduğunca kapsamlı bir kronoloji hazırlanması yararlıdır.

İncelenecek belge veya kayıtNeden önemlidir?
Nüfus ve ölüm kayıtlarıMirasçılık ilişkisinin belirlenmesi
Mirasçılık belgesiMirasçı ve payların tespiti
Tapu kayıtları ve tedavüllerTaşınmazların ve geçmiş devirlerin incelenmesi
Banka ve finans kayıtlarıTereke aktif ve pasiflerinin belirlenmesi
Vasiyetname / miras sözleşmesiÖlüme bağlı tasarrufların değerlendirilmesi
Satış ve ödeme belgeleriMuris muvazaası iddiasının incelenmesi
Borç ve icra kayıtlarıMirasın reddi ve sorumluluk değerlendirmesi

Mirasçılık belgesi malvarlığının listesini göstermez. Terekenin tespiti ve korunması işlemleri ile resmî defter tutulması da birbirinden farklıdır.

İlgili rehber: Terekenin Tespiti Davası Nedir?.

İzmir’de Miras Davası Hangi Mahkemede Açılır?

“Miras davalarının tamamı sulh hukuk mahkemesinde açılır” veya “bütün miras davaları asliye hukuk mahkemesinin görevidir” şeklindeki genellemeler doğru değildir. Görevli ve yetkili mahkeme talebin hukuki niteliğine göre belirlenir.

Mirasçılık belgesi, terekenin korunmasına ilişkin bazı çekişmesiz yargı işleri ve ortaklığın giderilmesi gibi uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemesi görevli olabilir. Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil, tenkis ve vasiyetnamenin iptali gibi davalarda ise asliye hukuk mahkemesi gündeme gelir.

Yetki bakımından da dava türü önemlidir. Mirasın paylaşılması, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkis gibi bazı miras davalarında miras bırakanın son yerleşim yeri; taşınmazın aynına ilişkin tapu iptal ve tescil uyuşmazlıklarında ise taşınmazın bulunduğu yer belirleyicidir.

Bu nedenle mahkeme belirlenirken “miras davası” şeklindeki genel isim değil, ileri sürülen somut talep esas alınmalıdır. İzmir’de bir büroda görüşme yapılması, bütün işlemlerin İzmir mahkemelerinde görüleceği anlamına gelmez. Dayanak: TMK m. 576; HMK m. 2, 4, 11 ve 12.

İzmir Asliye Hukuk Mahkemelerinin güncel hizmet binası

24 Eylül 2026 tarihli kontrol: İzmir Adliyesinin 17 Eylül 2026 tarihli duyurusuna göre Asliye Hukuk Mahkemelerinin tamamı Halkapınar Ek Hizmet Binasında hizmet vermektedir. Resmî iletişim sayfasında adres Çınarlı Mahallesi, 1560/1. Sokak No:1, Konak / İzmir olarak belirtilmiştir.

Bu bilgi İzmir Adliyesi bünyesindeki asliye hukuk mahkemelerine ilişkindir; sulh hukuk mahkemelerinin veya Karşıyaka ve diğer ilçe adliyelerinin aynı binada bulunduğu anlamına gelmez. Mahkemenin adı, dosya numarası, duruşma salonu ve güncel hizmet binası, tebligat ile resmî adliye bilgileri üzerinden birlikte kontrol edilmelidir.

Miras Davalarında Süreler Neden Önemlidir?

Miras hukukunda bütün davaların tabi olduğu tek bir zamanaşımı süresi yoktur. Mirasın reddinde kural olarak üç aylık süre bulunurken, tenkis ve vasiyetnamenin iptali davalarında öğrenmeye bağlı kısa süreler ile ayrıca azami süreler vardır.

Tenkis davasında öğrenmeden itibaren bir yıllık; vasiyetnamelerde açılma, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinden itibaren on yıllık hak düşürücü süreler değerlendirilir. Vasiyetnamenin iptalinde öğrenmeye bağlı bir yıllık sürenin yanında, iyi niyetli davalıya karşı on ve iyi niyetli olmayana karşı yirmi yıllık üst süreler gündeme gelir. Sürelerin başlangıcı ve def’i yoluyla ileri sürme imkânı ayrı incelenir. Dayanak: TMK m. 559 ve 571.

Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil istemlerinde farklı bir hukuki rejim uygulanır. Uyuşmazlık öğrenildiğinde “hangi dava açılabilir?” sorusuyla birlikte “hangi süre uygulanıyor?” sorusunun da cevaplanması gerekir.

Süre başlangıcının yanlış hesaplanması, maddi hukuk bakımından haklı bir talebin dahi ileri sürülememesine yol açabilir.

İzmir’de miras davası ne kadar sürer?

Dava süresi, talebe ve dosyanın işlemlerine göre değişir. Mirasçılık belgesi alınması ile tanık, keşif ve bilirkişi incelemesi gerektiren bir uyuşmazlık aynı takvimle ilerlemez. Tebligat, eksik kayıtlar, başka davanın beklenmesi ve kanun yolu incelemesi süreyi etkileyebilir.

İzmir Adliyesinin 2025 faaliyet raporunda yayımlanan aşağıdaki örnekler, belirtilen mahkeme ve dava türündeki ortalama bitirilme süresidir. İzmir genelinin tek ortalaması, 2026 yılı tahmini veya dosyanız için bitiş taahhüdü değildir.

MahkemeRapordaki işlem veya dava türüOrtalama / gün
İzmir 11. Sulh HukukMirasın gerçek reddi28
İzmir 12. Sulh HukukMirasın gerçek reddi53
İzmir 13. Sulh HukukMiras nedeniyle ortaklığın giderilmesi761
İzmir 9. Asliye HukukMirasın hükmen reddi781
İzmir 11. Asliye HukukMirasın hükmen reddi401

Kaynak: İzmir Adliyesi 2025 Yılı Faaliyet Raporu, s. 105–106 ve 131. Raporun duyuru sayfası 31 Mart 2026 tarihlidir.

Bu rakamlar başvuru süresi değildir: örneğin ret hakkının kullanılacağı süre ile mahkemenin işi sonuçlandırma süresi karıştırılmamalıdır. Hedef süre, geçmiş dosyalardan hesaplanan ortalama ve kararın kesinleşmesine kadar geçen toplam süre de farklı kavramlardır. Tablodan istinaf, temyiz ve satış aşamalarının tamamının kapsandığı sonucu çıkarılamaz.

Yurt Dışında Yaşayan Mirasçılar Türkiye’deki İşlemleri Yürütebilir mi?

Yurt dışında yaşayan bir mirasçının Türkiye’deki miras hakkı yalnız yurt dışında yaşaması nedeniyle ortadan kalkmaz. Türkiye’deki taşınmazlar, banka hesapları, mirasçılık belgesi ve dava süreçleri bakımından gerekli işlemler vekâlet yoluyla takip edilebilir.

Vekâletnamenin düzenlendiği ülke, apostil veya tasdik işlemleri, tercüme gerekliliği ve vekâletnamenin içeriği önemlidir. Tapu işlemleri, mirasın reddi ve diğer işlemler bakımından gerekli yetkilerin bulunup bulunmadığı ayrı kontrol edilmelidir.

Yabancı uyruklu mirasçıların bulunduğu tereke dosyalarında milletlerarası özel hukuk ve yabancı belgelerin Türkiye’de kullanılmasıyla ilgili kuralların da değerlendirilmesi gerekebilir.

İki varsayımsal örnek: aynı miras, farklı hukuki yollar

Aşağıdaki olaylar yalnızca hukuki ayrımları açıklamak için oluşturulmuştur; büro tarafından takip edilmiş dosyalar veya elde edilmiş sonuçlar değildir.

Örnek 1: Bornova’daki taşınmaz bir çocuğa devredilmiş

Bir kişinin, ölümünden önce Bornova’daki dairesini çocuklarından birine satış göstererek devrettiğini varsayalım. Diğer çocuk, bedel ödenmediğini ileri sürmektedir. İlk soru, aile içinde kimin daha çok mal aldığı değil, tapudaki işlemin gerçek iradeyi yansıtıp yansıtmadığıdır. Devir belgesi, ödeme hareketleri ve olayın koşulları birlikte incelenir.

İşlem görünürdeki satıştan farklıysa muris muvazaası; geçerli bir kazandırma saklı payı ihlal ediyorsa tenkis yönünden değerlendirme yapılabilir. Bu ihtimaller, farklı ispat ve süre incelemeleri gerektirir. İlçe adı tek başına bir talebin haklı olduğunu veya davanın sonucunu belirlemez.

Örnek 2: Bir mirasçı evi satmak, diğeri kullanmak istiyor

İki mirasçıya kalan konutta mirasçılardan birinin oturduğunu, diğerinin paylaşım istediğini varsayalım. Önce tapudaki mülkiyet durumu, bütün mirasçılar ve anlaşma imkânı belirlenir. Malın bir mirasçıya bırakılması ve diğerinin payının karşılanması gibi seçenekler değerlendirilmeden, satış tek çözüm olarak kabul edilmez.

Anlaşma sağlanamazsa miras paylaşımı, dava şartı arabuluculuk ve koşullarına göre ortaklığın giderilmesi incelenir. Bir mirasçının konutta oturması, diğerinin payını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kullanım karşılığı bir alacak isteniyorsa bunun koşulları ayrıca ele alınır.

Miras Uyuşmazlığında Avukatla Çalışmak Zorunlu Mudur?

Türk hukukunda miras davalarının büyük bölümünde kişinin mutlaka avukatla temsil edilmesi şeklinde genel bir zorunluluk bulunmamaktadır. Taraflar kanunen kendi davalarını takip edebilirler.

Ancak avukatla temsil zorunluluğu bulunmaması, miras uyuşmazlığının basit olduğu anlamına gelmez. Özellikle muris muvazaası, tenkis, vasiyetnamenin iptali, tereke borçları ve yabancılık unsuru bulunan miras işlemlerinde hukuki sebebin, sürenin ve delillerin başlangıçta doğru değerlendirilmesi önem taşır.

Miras Hukuku Alanında Avukat Seçerken Nelere Dikkat Edilebilir?

Bir avukat hakkında değerlendirme yapılırken karşılaştırmalı sıfatlar yerine doğrulanabilir mesleki bilgiler dikkate alınabilir. Avukatın ilgili uyuşmazlığı nasıl hukuki nitelendirdiğini açıklayabilmesi, dava ve dava dışı seçenekleri birlikte değerlendirmesi, süre ve riskleri belirtmesi önemlidir.

Ücretlendirme ve üstlenilecek işin kapsamı da başlangıçta anlaşılır biçimde ele alınmalıdır. Dosya incelenmeden kesin sonuç veya süre sözü verilmesi hukuki değerlendirme yerine geçmez.

Bir miras dosyasında aynı anda tapu hukuku, borçlar hukuku, vergi hukuku, icra hukuku, şirketler hukuku ve yabancılar hukuku meseleleri ortaya çıkabilir. Bu nedenle olayın bütününün değerlendirilmesi gerekir.

Avukat Yasin Baykal Hakkında

Avukat Yasin Baykal
Avukat Yasin Baykal

Avukat Yasin Baykal, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur ve İzmir’de serbest avukatlık faaliyetini sürdürmektedir. Baykal Hukuk’un çalışma alanları arasında miras ve gayrimenkul hukukundan kaynaklanan hukuki işlemler ve uyuşmazlıklar da bulunmaktadır.

Mirasçılık belgesi, miras paylaşımı, muris muvazaası, tenkis, vasiyetname, mirasın reddi, tereke ve ortaklığın giderilmesi gibi konulara ilişkin hukuki bilgilendirme yazıları baykal.av.tr üzerinde yayımlanmaktadır.

Büro: Baykal Hukuk · Avukat: Yasin Baykal.

Adres: Mansuroğlu Mahallesi, 1593/1. Sokak, G Blok No:14, İç Kapı No:8, 35535 Bayraklı / İzmir.

Görüşmeler: Randevu ile planlanır.

Eğitim ve mesleki bilgiler için Avukat Yasin Baykal hakkında sayfası; büro adresi ve görüşme bilgileri için iletişim sayfası incelenebilir. Avukatların mesleki kayıtlarını kontrol etmek için İzmir Barosu Avukat Sorgu Sistemi kullanılabilir.

Bu sayfada miras hukuku bir faaliyet alanı olarak açıklanmaktadır. “Miras avukatı” ifadesi ayrı bir resmî uzmanlık unvanı veya sonuç güvencesi anlamında kullanılmamaktadır.

İzmir’de Miras Hukuku Hakkında Sık Sorulan Sorular

İzmir miras avukatı ile görüşmek için bütün belgeler hazır olmalı mı?

Hayır. Elinizdeki belgeler ve olayların tarih sırası ilk değerlendirme için başlangıç oluşturur. Özellikle ölüm, öğrenme ve tebliğ tarihleri belirtilmelidir. Belgeleri tamamlama süreci başvuru sürelerini kendiliğinden durdurmaz. Bayraklı’daki büroda görüşme için randevu bilgilerini inceleyebilirsiniz.

Miras davası ne kadar sürer?

Sabit bir süre yoktur. İzmir Adliyesinin 2025 raporundan alınan mahkeme ve dava türü örnekleri, işlemler arasında önemli farklar bulunduğunu gösterir. Bu ortalamalar, başvuru süresinin veya dosyanın kesinleşeceği tarihin yerine geçmez.

Muris muvazaası davası kimlere karşı açılır?

Davanın tarafları tapu kaydının mevcut durumu ve taşınmazın daha sonra başka kişilere devredilip devredilmediğine göre belirlenir. İlk devirden sonra üçüncü kişiye satış yapılmışsa üçüncü kişinin iyi niyeti ve tapu siciline güven ilkesi ayrıca değerlendirilir.

Muris muvazaasında zamanaşımı var mı?

Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil istemi kural olarak zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Ancak bu durum dava açmanın süresiz olarak risksiz olduğu anlamına gelmez; sonraki devirler, özel hükümler ve ispat güçlükleri önemlidir.

Tenkis davası ile tapu iptal davası aynı şey midir?

Hayır. Tenkis davası saklı payı ihlal eden tasarrufların kanuni sınıra çekilmesine yöneliktir. Muris muvazaasında ise görünürdeki işlemin gerçek iradeyi yansıtmadığı ileri sürülür. Uygulanacak hukuki yol somut işleme göre belirlenir.

Mirasın reddi süresi ne kadardır?

Kural olarak üç aydır. Yasal mirasçının miras bırakanın ölümünü öğrendiği tarih esas alınır; mirasçı olduğunu daha sonra öğrendiğini ispat etmesi hâli saklıdır. Vasiyetname ile atanmış mirasçıda resmî bildirim tarihi önemlidir.

Mirası reddetmezsem borçlardan sorumlu olur muyum?

Mirasın kazanılmasıyla tereke borçları bakımından mirasçıların kişisel ve müteselsil sorumluluğu gündeme gelir. Mirasın reddi, hükmen ret veya kanundaki diğer koruyucu kurumlar somut olay bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Vasiyetname varsa yasal mirasçılar miras alamaz mı?

Hayır. Vasiyetnamenin varlığı tek başına bütün yasal mirasçıların miras hakkını sona erdirmez. Saklı paylı mirasçıların hakları, tasarrufun kapsamı ve vasiyetnamenin hukuki geçerliliği ayrıca incelenir.

Ortaklığın giderilmesi davasından önce arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması, 6325 sayılı Kanun m. 18/B kapsamında dava şartıdır.

2026 yılında miras kalan taşınmazın ihalesinde ne değişti?

Kanuni koşulları taşıyan miras taşınmazlarında ilk artırma bir defaya mahsus yalnız malik mirasçılar arasında yapılır. Teklif eşiği de farklıdır. 31 Temmuz 2026’dan önce ilan edilmiş artırmalarda eski hükümlerin uygulanmasına devam edilir; ayrıntılar yukarıdaki satış bölümündedir.

Mirasçılık belgesi noterden alınabilir mi?

Kanuni koşulların bulunması hâlinde noterlikten mirasçılık belgesi alınabilir. Yabancılık unsuru, nüfus kayıtları veya başka hukuki sorunların bulunduğu dosyalarda sulh hukuk mahkemesine başvuru gerekebilir.

Yurt dışında yaşayan mirasçı Türkiye’de dava açabilir mi?

Evet. Gerekli vekâletname ve diğer belgelerin usulüne uygun düzenlenmesi hâlinde Türkiye’deki miras işlemleri ve davalar vekil aracılığıyla takip edilebilir. Yabancı belgelerin tasdik ve tercüme koşulları ayrıca kontrol edilmelidir.

Miras kalan bankadaki parayı tek mirasçı çekebilir mi?

Birden fazla mirasçı bulunan tereke bakımından banka hesabındaki para da miras ortaklığının kapsamındadır. Bankanın talep ettiği belgeler, mirasçıların durumu ve hesap üzerindeki sınırlamalar incelenmeden tek mirasçının tamamı üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği söylenemez.

İzmir’de miras davası açmadan önce 5 kontrol

  1. Süreleri belirleyin: ölüm, öğrenme ve tebliğ tarihlerini ayırın; her talep için aynı başlangıç tarihini kullanmayın.
  2. Mirasçıları ve malvarlığını eşleştirin: mirasçılık belgesi, tapu, banka ve borç kayıtlarındaki eksikleri not edin.
  3. Talebi somutlaştırın: paylaşım mı, tapu kaydının düzeltilmesi mi, saklı payın korunması mı, borçlu terekeye ilişkin bir başvuru mu istendiğini açıklayın.
  4. Mahkeme ve ön koşulları ayırın: görev, yetki, arabuluculuk gerekliliği ve güncel hizmet binasını ayrı ayrı kontrol edin.
  5. Delil ve gider planı hazırlayın: hangi belgenin hangi olayı göstereceğini, eksik kaydın nereden isteneceğini ve olası masraf kalemlerini belirleyin.

Bu liste her dosya için zorunlu bir işlem sırası değildir. Süreye bağlı bir başvuru varsa, bütün kayıtların toplanmasını beklemeden değerlendirilmelidir.

Sonuç

Miras hukukunda uyuşmazlığın doğru hukuki sebebe dayandırılması önemlidir. Yapılan devir muris muvazaası mı, saklı payı ihlal eden bir tasarruf mu, vasiyetname geçersiz mi, tereke borca batık mı veya sorun ortak malın paylaşılamaması mı?

Bu soruların cevabı değiştiğinde açılacak dava, uygulanacak süre, görevli mahkeme ve toplanması gereken deliller de değişmektedir. İlk aşamada olay kronolojisinin, mirasçılık durumunun, tereke malvarlığının, borçların ve miras bırakanın sağlığında gerçekleştirdiği önemli işlemlerin birlikte incelenmesi yararlı olacaktır.

Bu sayfa genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, belgeler, tarafların durumu ve mevzuat değişiklikleri hukuki değerlendirmeyi değiştirebilir.

Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Güncelleme: 24 Eylül 2026. Mahkeme adresi ve istatistik kaynaklarının kontrolü: 24 Eylül 2026. Yazar: Avukat Yasin Baykal — Baykal Hukuk, İzmir.

Yorum yapın

Yorumunuz sitede herkese açık yayınlanır; özel bilgilerinizi yazmayın. Kişisel verileriniz KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenir.