Mirasın resmi tasfiyesi, tereke işlerinin mahkeme gözetiminde sonuçlandırılmasını sağlayan ve Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 632–636. maddelerinde düzenlenen bir yoldur. Resmî tasfiyede mirasçılar, terekenin borçlarından sorumlu olmaz. Bu kurum, mirasın resmî deftere göre kabulüyle karıştırılmamalıdır.
Bu rehber, başvuru koşullarını, mirasçı ile alacaklı taleplerinin farkını ve tasfiye işlemlerini açıklar. Hukuki içerik kontrolü: 21 Eylül 2026.
Mirasın resmi tasfiyesi nedir?
Resmî tasfiyede miras bırakanın alacak ve borçları belirlenir; devam eden işleri tamamlanır ve gerektiğinde tereke malları paraya çevrilir. Borçların karşılanmasından sonra kalan değer mirasçılara ait olur. Borçların tereke varlığını aşması hâlinde uygulanacak usul ayrıca değerlendirilir.
Temel ayrım: TMK m. 632 kapsamında mirasçının tereke borcundan sorumluluğu yoktur. “Mirasçı kendi malvarlığıyla yalnızca terekenin değeri kadar sorumludur” açıklaması bu kurumun doğru tanımı değildir. TMK m. 605 ise mirasın reddine ilişkindir; resmî tasfiyenin dayanağı değildir.
| Seçenek | Borçlar bakımından temel sonuç | Dikkat edilecek husus |
|---|---|---|
| Mirasın kayıtsız şartsız kabulü | Kural olarak mirasçının kişisel ve müteselsil sorumluluğu söz konusudur. | Tereke borçları ve kabul anlamına gelebilecek işlemler incelenmelidir. |
| Resmî deftere göre kabul | TMK m. 628 uyarınca deftere yazılı borçlardan tereke ve kişisel malvarlığıyla sorumluluk doğabilir. | Deftere yazılmayan borçlara ilişkin TMK m. 629 hükümleri ayrıca değerlendirilir. |
| Resmî tasfiye | TMK m. 632 uyarınca mirasçılar tereke borçlarından sorumlu olmaz. | Başvuru koşulları ve diğer mirasçıların kabul durumu önemlidir. |
| Mirasın reddi | Geçerli ret, mirasçılık sıfatını ve buna bağlı hakları etkiler. | Ret süresi, şekli ve reddin diğer mirasçılar üzerindeki sonuçları ayrı incelenir. |
Ret seçeneği için mirasın reddi ve hükmen ret rehberini inceleyebilirsiniz. Bu yollar arasında yalnızca borç miktarına bakılarak seçim yapılmamalıdır.
Mirasın resmi tasfiyesini kimler isteyebilir?
Mirasçıların talebi: TMK m. 632
Her mirasçı, mirası reddetmek veya resmî deftere göre kabul etmek yerine resmî tasfiye isteyebilir. Ancak birlikte mirasçı olanlardan birinin mirası kabul etmesi hâlinde bu talep dikkate alınmaz. Bu nedenle yalnızca başvuracak kişinin değil, diğer mirasçıların da beyan ve işlemleri kontrol edilmelidir.
Miras bırakanın alacaklılarının talebi: TMK m. 633
Alacağını elde edemeyeceğinden inandırıcı nedenlerle kuşku duyan miras bırakan alacaklısı, talebine rağmen ödeme yapılmamış veya güvence verilmemişse resmî tasfiye isteyebilir. Kanun bu başvuru için miras bırakanın ölümünden ya da vasiyetnamenin açılmasından başlayan üç aylık süre öngörür.
Vasiyet alacaklıları bakımından aynı maddede düzenlenen imkân, aynı koşullarda haklarını koruyacak önlemleri istemektir. Vasiyet alacaklısının koruma talebi ile miras bırakan alacaklısının resmî tasfiye talebi aynı biçimde anlatılmamalıdır.
Başvuru süresi ve görevli mahkeme
Başvuru, miras bırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesinde değerlendirilir. Mirasçının İzmir’de oturması tek başına İzmir mahkemelerini yetkili kılmaz; miras bırakanın son yerleşim yeri ve başvurunun niteliği esas alınmalıdır.
Mirasçı yönünden ret hakkının kullanılabileceği dönem, sürelerin başlangıcı ve mirasın kabul edilip edilmediği birlikte incelenir. Resmî defter tutulmuşsa TMK m. 626–627 kapsamındaki beyana çağrı ve seçim süresi ayrıca önem taşır. Bu nedenle bütün başvurular için “ölümden itibaren kesin olarak üç ay” biçiminde tek bir süre yazılması yanıltıcıdır. Alacaklı başvurusundaki üç aylık özel süre TMK m. 633’te ayrıca düzenlenmiştir.
Resmî tasfiye süreci nasıl işler?
1. Terekenin belirlenmesi ve ilan
Tasfiye, sulh hukuk mahkemesince veya atanan bir ya da birkaç tasfiye memurunca yürütülür. Terekenin defteri düzenlenir. İlanla alacaklı ve borçlulardan, belirtilen süre içinde alacaklarını ve borçlarını bildirmeleri istenir. Önceden resmî defter tutulmuşsa bu defter esas alınır.
2. Alacakların tahsili ve borçların karşılanması
Miras bırakanın devam eden işleri tamamlanır, alacakları tahsil edilir ve borçları yerine getirilir. Vasiyet borçları terekenin imkânı ölçüsünde karşılanır. Gerektiğinde hak ve borçların mahkemece belirlenmesi ile malların paraya çevrilmesi gündeme gelir. Alacakların sırası ve güvenceleri, ilgili mevzuat ile uygulanacak tasfiye usulüne göre değerlendirilir.
3. Malların satışı ve mirasçılara verilebilecek değerler
TMK m. 635’e göre terekedeki taşınmazlar açık artırmayla satılır; bütün mirasçıların kabulü varsa pazarlık yoluyla satış mümkündür. Tasfiye için gerekmeyen tereke mallarının veya paranın kısmen ya da tamamen kendilerine verilmesini mirasçılar, tasfiye sürerken de isteyebilir.
4. Mahkeme gözetimi ve şikâyet
Tasfiye memuru mahkemenin gözetimi altında çalışır ve terekeyle ilgili dava, takip ve idari işlemler hakkında mirasçıları bilgilendirir. Mirasçılar ve tereke alacaklıları, yapılan veya yapılması planlanan işlemleri öğrendikleri tarihten itibaren yedi gün içinde sulh hukuk mahkemesine yazılı şikâyette bulunabilir (TMK m. 634).
5. Tereke borca batıksa iflas hükümleri
Terekenin varlığı borçları ödemeye yetmiyorsa sulh hukuk mahkemesi tasfiyeyi iflas hükümlerine göre yürütür (TMK m. 636). Olağan usulde tasfiye ile iflas hükümlerine göre tasfiye arasındaki fark, alacakların karşılanması ve uygulanacak işlemler bakımından önemlidir.
Başvuru öncesinde hangi bilgiler hazırlanmalı?
- Miras bırakanın ölüm ve son yerleşim yeri bilgileri, mirasçılık belgesi ve varsa vasiyetname.
- Taşınmaz, banka hesabı, şirket payı, alacak, kredi, kefalet ve icra dosyalarına ilişkin mevcut kayıtlar.
- Diğer mirasçıların ret veya kabul beyanları ile tereke üzerindeki işlemleri.
- Varsa resmî defter dosyası, mahkeme bildirimleri ve tebliğ tarihleri.
- Alacaklı başvurusunda alacak, ödeme talebi, ödeme yapılmaması veya güvence verilmemesine ilişkin belgeler.
Belgelerin tamamlanmasını beklerken başvuru süresi geçirilmemelidir. Tereke üzerinde yapılacak işlemlerin kabul anlamına gelip gelmediği somut olayda değerlendirilir; her kullanım veya koruma işlemi için aynı sonuç doğduğu söylenemez.
Sık sorulan sorular
Resmî tasfiye sonunda mirasçı pay alabilir mi?
Evet. Tasfiye yükümlülükleri karşılandıktan sonra kalan değer mirasçılara ait olur. Ancak tereke varlığının tamamının borçlara gitmesi de mümkündür; başvuru, mirasçıya mutlaka ödeme yapılacağı anlamına gelmez.
Tasfiye ne kadar sürer?
Her dosya için geçerli bir tamamlanma süresi yoktur. Malvarlığı araştırması, alacak uyuşmazlıkları, satış işlemleri ve devam eden davalar süreyi etkiler. Dosya bilgisi olmadan kesin ay veya yıl vermek doğru değildir.
Bütün giderler otomatik olarak mirasçıya mı yüklenir?
Hayır. Tereke borçlarından sorumluluk ile başvuru harcı, gider avansı ve tasfiye giderleri aynı konu değildir. Hangi giderin nereden karşılanacağı başvuru türüne, mahkeme kararına ve uygulanacak hükümlere göre incelenmelidir. “Tereke yetmezse kalan tüm borç ve masrafları mirasçı öder” biçiminde genel bir kabul doğru değildir.
Başka bir mirasçı mirası kabul etmişse ne olur?
TMK m. 632 uyarınca bir mirasçının kabulü, mirasçı tarafından yapılan resmî tasfiye talebinin dikkate alınmamasına yol açar. Miras bırakan alacaklılarının TMK m. 633 kapsamındaki başvuru koşulları ise ayrıca incelenir.
Kaynak ve hukuki değerlendirme
Temel kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, özellikle m. 605–610, 626–629 ve 632–636. Mirasçılık, paylaşım ve borçlar arasındaki bağlantı için İzmir miras avukatı ve miras hukuku rehberini inceleyebilirsiniz.
Avukat Yasin Baykal ile dosyaya ilişkin görüşme planlamak için iletişim ve randevu sayfasını kullanabilirsiniz. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; uygun başvuru yolu, belgeler ve süreler incelenerek belirlenir.

“Mirasın Resmi Tasfiyesi: Şartlar, Süre ve Mahkeme” üzerine bir yorum